17 Aralık 2008 Çarşamba

kurban olam beydağınan karısan...

dün bir arkadaşım,akşam saatlerinde üsküdarda dolaşırken kendisine doğru yürüyen beyaz bir köpek görür gibi olmuş bir an.. daha sonra tanımlanamayan hayvan kendisine doğru peşinde tasmasıyla yaklaştığında anlamış ki, bu bir koyun!kadın kıyamamış kurban bayramında kesmeye,beslemeye karar vermiş akşam da gezmeye çıkarmış hayvanı.
işte bu vicdandır!
her mantıklı insanın vicdanı ve aklı öngörür ki,zamanında sözügeçen bir grup insanın hayalgücüyle yaratılmış tanrı ve din kavramlarının çığ gibi geliştirilmesiyle doğmuştur bu kurban etme resitali.
ve her insan da düşünebilir ki senin inancının ve kendi çapında sevaba(!) girme isteğinin sorumluğunu bembeyaz, pofuduk bir koyun ya da siyahbeyaz bir inek ödememeli!olmaz böyle şey kardeşim!herkes kendi suçunun cezasını nasıl ödüyorsa(?),nasıl her günahın bir bedeli varsa ve bunun sonucunu sen çekiyorsan(?) -tabii senin bulunduğun düşünce sistemi ve ruh hali çerçevesinde, sevabının da ceremesini sen öde o hayvancağız değil ..canıyla hiç değil!
ya N'olur kesmeyin şu hayvanları böyle vahşet boyutlarında bayram havalarında yaa!!!

2 yorum:

duka lele dedi ki...

Sen de kırmızı et yeme o zaman. Çevrendeki kimseye kırmızı et yedirme. Kırmızı etin insan için gerekliliğinden mahrum kal.

Sen sanıyor musun ki kasaptan alınan etler öylece fosil yakıt gibi hazır olarak geliyor kasaplara ya da mutfaklara. Böyle olmadığını biliyorsun değil mi ? O zaman kurban bayramında kesilen, kurban edilen ve eti yenilen hayvanlarla, kasapların kestikleri hayvanlar arasında ne fark var. Amaç aynı; insanların doğal bir gereklilikleri olan karınlarını doyurabilmesi. Sadece sen kasabın kestiği hayvanı görmediğin için halini, ahvalini bilmiyorsun. Sana sadece yenmek üzere geldiği için yiyiyorsun ve geçiyorsun. Haksız mıyım ?
Öncelikle kurban bayramının amacını ve gerekliliğini bilmek gerekiyor, hakkıyla anlamak ama. Önce bunu sorgulayıp, sonra fikir yürütmek gerekiyor.
Nacizane fikrimi belirtmek istedim. iyi bloglar...

Rüya Beril dedi ki...

kurban bayramının tarihi oldugunu pek sanmadığım ama dini olduguna emin oldugum hikayesini gayet iyi biliyorum ve bu benim hayvan eti yenmesin şeklinde bir haykırış değil,anlaşılmamış olmak da pek umrumda değil ama burası benim blogum ve burada demokrasi dediğim tek dişi kalmış canavar yaşamadığı için son sözü de ben söylerim.
dinsel törenler mistik'tir,kimi zaman hoş'tur,yapılmasın demiyorum,hayvanlar kesilmesin yenilmesin de demiyorum.her ne kadar yasaların bir çoguna inanmasam da doğa yasalarına her daim inanmışım dır ve bir canlının canının alınmasına, karın doyurmak için ya da kendini korumak için oldugu zaman eyvallah çekebilirm.
ama hiç bir zaman emin olamayacağın gerçeklikte bir hikayenin yüzyıllar boyunca taklit edilmesi; sahte.
ha bu bir hadi fakirleri doyuralım töreni olsaydı ona da eyvallah,herkes her an et yiyemiyor biliyorum,ama yaşadığımız kurban bayramları fakir doyurmaktan çıkıp vahşet boyutunu aldığında sessiz kalamıyorum.
''sen de kırmızı et yeme o zaman'' şeklindeki çocukça yaklaşımınızı anlıyor,sadece size cevap değil sizin gibi düşünen bilyonlarca insana benim nazarımdan bir cevaptır bu.
duyun görün diye değil,söyleyecek sözlerim var diye.